RSS

Yazar arşivleri: sinopbilke

sinopbilke hakkında

Sinop Bilim Kültür Eğitim Derneği Temmuz 2008'de kuruldu.

KÖY ATÖLYESİ ÇALIŞMALARI

DİKMEN İLÇESİ KADI KÖYÜ

 

 

 

 

 

 
Yorum yapın

Yazan: 20 Ağustos 2017 in Kültür Arşivi

 

Etiketler: ,

ABLA ANNE ATÖLYE ÇALIŞMASINDA

ABLA ANNE ATÖLYE ÇALIŞMASINDA

Bize sorumluluk sahibi olmak ve üretmek için risk almanın yaşı olmadığını gösterdin abla anne.

 

Çalışmaya katılmaktan heyecanlıydı. Resim kağıdı ve boyalarla arasındaki sevgi akışı dışa yansıyordu. Renkleri kağıtla buluştururken, mutlu ama aceleciydi. Bu çalışmaya katılmak için baktığı kardeşini muhtarın eşinin kucağına verdi. Üstünde hem zaman hem de sorumluluk baskısı vardı.

Atölye çalışmasına iki kardeş birlikte katıldı. En küçük kardeş henüz yürüyemiyordu. Annesi hayvan güderken, iki küçük kardeş ablaya emanetti. Ortanca kardeş ablasını imrenerek seyretti sonra o da çalışmaya başladı.

Mutluluk yüzünüzden eksik olmasın, üretme gücünüz hep artsın çocuklar. Sizin gözünüzden hayatı görmek, farklı bir perspektif. Farkındalık yaratmak da 4K Projesinin amacı.

 

 

 
Yorum yapın

Yazan: 18 Ağustos 2017 in Kültür Arşivi

 

Etiketler: , ,

4K PROJEMİZ İÇİN DİKMEN KADI KÖYÜNDEYİZ

4K PROJEMİZ İÇİN DİKMEN KADI KÖYÜNDEYİZ

4K Köy Kent Kültür Köprüsü Projesi uygulamalarına bu gün başladık. Tarihin 17 Ağustosa olması, hepimizi duygulandırdı. Derneğimiz kurulmadan önce, arkadaşlarımızla 1999 GÖLCÜK depremine yardım götürmüştük. Aynı ekiple bu gün projemizi gerçekleştiriyorduk. Bir daha o günlerin yaşanmamasını dileyerek yola çıktık. .

Dikmen Kaymakamı Sayın Mustafa GÖZLET  ilk zıyaret makamıydı. Başkanımız 2. kitabını kaymakama sundu.Dernek Başkanı ile birlikte Başkan Yardımcısı Ayşe CENGİZ, Denetleme Kurulu Başkanı Zülfiye ŞANLI ve kültür köprüsü kurulacak Kadı köyü muhtarı proje çalışmaları hakkında kaymakamı bilgilendirdi..

Kadı köyü muhtarı Kasım ÇETİNKAYA’NIN aracı ile köye geldik.Ahşap köy evleri  dikkatimizi çekti. Evlerin hepsinde balkon vardı. Dış kapıların  üst tarafı oval çalışılmıştı.

Projenin amacı doğrultusunda Dikmen Kadı köyünün kültür yapısı araştırıldı.Yaşlılar ve hastalar ziyaret edildi, hediyeler verildi.Eski kültürler hakkında bilgi alındı.

Felç geçiren teyzemiz bir yıldır yatakta, kendisine gelini bakıyor. Kendisi ile sohbet ettik, eskilerden hatırlayabildiklerini can kulağı ile dinledik.

Eğer insanın ömrü yeterse, yaşlılık kaçınılmaz. Yaşlılarımıza sağlıklı ömür ve şifalar diliyoruz. Bizlerle paylaştıkları değerli bilgiler için hepsine teşekkür ediyoruz.

Yöre türkülerini dinlediğimiz kaynak kişiler.

Teyzemiz eli ile dokuduğu Serbes torbasını derneğimize hediye etti, biz de hazırladığımız hediyeleri ona verdik.

Kök boya konusunda, Kadı köyünün çok zengin bir geçmişe sahip olduğunu öğrendik. Söyleşi görüntülerini kaydettik. Sinop için önemli bir arşiv olacağını düşünüyoruz. Anlatılan otların, ağaç kökleri ve kabuklarının şimdi aynı sonucu verip vermediğini denememiz gerekiyor.

Muhtarın hanımı Melek ÇETİNKAYA, köy türküleri, yemekleri, pestil, turşu ve erik çeşitleri hakkında önemli bilgiler verdi.Köyün mahalleleri muhtar rehberliğinde dolaşıldı, çocuklar, anneler, gelinler, yaşlılar ile görüşüldü.

KÖY ATÖLYESİ

“Köy Atölyesi ” hazırlandı. Atölye çalışmaları yapıldı.Çocuklar öğretmenleri Zülfiye ŞANLI ile çalışmalarını sürdürdüler. Çalışma sonunda katılımcılara hediyeleri verildi.

 

Projemiz uygulamalarına devam edecek.

 

.

 

 

 
Yorum yapın

Yazan: 17 Ağustos 2017 in Kültür Arşivi

 

Etiketler: , ,

SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMASI İÇİN VAR MISINIZ?

Kuşburnu, erik, kızılcık marmelatı, kaynana dili inciri ve  kokulu üzüm peltesi üreten sevgili Sinoplular; pazar bulacak işletmelerin döngüyü sürdürecek muhataplara ihtiyacı vardır. Sinop’ta perakende  satış yapılmaktadır. Sinop dışındaki pazara açılma durumunda ürün yetiştirme için tedarikçi olmak isteyenlere duyurulur.

Sinop köylerinde yapılan erik pestili, köylerimizin katkısız ürünlerinden biridir. Derneğimiz 2008 yılında düzenlediğimiz, organik gıda kermesinde erik pestilinin tanıtımını yapmıştır. Erik pestilimiz hiçbir yörede yapılan pestile benzemez. % 100 doğaldır. Bu ürünümüzün CEZERYE gibi paketlenerek Sinop’u temsil etmesini istiyoruz.

SİYAD Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Özden KILIÇ, Sinop Mutfağı konusunda önemli çalışmalara imza atmış ve atıyor.  Kendisi Sinop Ayancıklı, İstanbul’da başarılı bir işletmeci. Pestil konusu ile de ilgilendi, kendisine teşekkür ediyoruz. Sinop için hayırlı olmasını diliyoruz.

PESTİL NASIL YAPILIR?

Yapan kişinin ağzından dinlemek ister misiniz? yöre ağzı ile aktarılan anlatımda bazı sözcükeri anlayamayan olacaktır.  Naşaba, maşraba; ırgalama sallama karşılığında kullanılmıştır.Bu kültürümüzün değerini bulsun istiyoruz.

BİR İNCİ MEMLEKETİM- Yaşar SARIKAYA-2010, Sayfa 419

TATLICAK PESTİLİ

 

Muhtarın hanımına pestil yaptın mı diye sordum. Kapının önündeki pestil tahtalarını gösterdi. Gelini eve koştu, pestilleri getirdi. Doğal meyve tadını aldığımız bu pestiller, hiç katkısızdı. Sadece eriklerden yapılmıştı. Beğendiğimi gören Ayşe Ekşi, nasıl yaptığını anlattı:

“Pestili eriğin ağacına çıkıyom biricik biricik topluyom. Irgalıyom pakraklara koyuyom, kazanda kaynatıyom. Süzekten geçiriyom naşabaynan tahtalara koyuyom. Kurutuyom erik ağacından, incirden de olur bizde incir olmaz. 15 dakikada pişiyo. 2- 3 günde kurumaz, tahtaları sergende direk çakıyoz öyle kurutuyoz. Sofra üzerine de koyuyom, kurutuyon Kuruyunca, ertesi günü üstüne bi daha ekliyoz. Yüzleme diyoz.

Başka mayalı ekmek, hamillek ediyoz. İslah mayalıyoz, yapıyoz, üstüne bazı şekar da sepiyoz. Oklocumuzu yaslacımızı alıyoz. Unu mayalıyoz, hamuru açıp yağlıyoz, açıyoz bita yağlıyoz, çullu katlama yapıyoz.  Ispanaklı, keşli oluyo. Bayat hamursuzları ufalıyoz, soğan ile kavuruyoz iki yufkanın arasına goyoz.

Köyümüzün adını bi adam gomuş. Sarımsak Caminin yanında oturmuş, Sarımsak’ta kimse misafir etmemiş. Tatlıcak mahallesine gelmiş. Herkes hoş karşılamış. Buranın adı tatlıcak olsun, insanları tatlu karşılıyo demiş. Bunu yaşlı adamdan duyduk. .”

Çevre köylerden Başsökü ve Tilkilik’te de aynı pestil yapılır. Bölgede meyve ağaçları çok olduğundan, pekmez ve pestil olarak değerlendirilir.

 

 

 

 
Yorum yapın

Yazan: 13 Ağustos 2017 in Kültür Arşivi

 

Etiketler: , ,

GELENEKSELLİK VE MODERNLİK

GELENEKSELLİK VE MODERNLİK

 

Madde- zaman boyutunun bilincine varmak, modernlik ve geleneksellik kavramlarının farkında olmamızı sağlar

                    

l                        

üstteki foto Geleneksel Erfelek kadın giysisi   – Alttaki foto Modern bir defile

Modernlik ve geleneksellik, birbirine zıt kavramlar mıdır? Teknoloji ve sanayi, küresel ekonomi ile birlikte hareket ederken, acaba modernlik ve geleneksellik bu oluşumların neresindedir?

Modernlik lüks yaşamak, eğlencenin doruklarında gezmek midir? Yoksa insanların birbirini incitmediği, güçlünün zayıfı ezmediği, doğanın ve canlının değer bulduğu gerçek bir bilinçsel aydınlanma sistemi midir?

Aydınlanma hareketine dayalı olan “modern” kelimesi, Latince “modernus” kelimesinden türetilmiştir. Modernus ise latince “Modo” dan türetilmiştir ki bu kelimenin anlamı “hemen şimdi” demektir[1].

İçi modern dekore edilmiş eski bir yapı

Modern mimari örneklerinden biri

Yenilik denince aklımıza matbaa, pusula, uçak, araba ve elektrik gibi insan yaşamı için çok önemli olan buluşlar gelir. Tıp alanındaki gelişmeler, asla göz ardı edilemez. Dünyadaki bilim ve teknoloji yapısını tam anlamıyla ‘kökünden’ değiştirebilecek birçok ‘kullanılan ve kullanılmayan’ deneye/buluşa imza atan Tesla, kesinlikle unutulmayacaktır.

Yenilikler bu örneklerde olduğu gibi hep olumlu olsaydı keşke. Doğal ürünler varken, GDO yaşamı kirletmese, teknoloji doğayı yok etmeseydi. % 100 keten ve pamuklu dokuma giysiler varken, polyester yenilik olarak kabul görmeseydi. İnsana, canlıya, doğaya ve vicdan varlığına rağmen, kısa yoldan çok verim alma hedefi yakıp yıkmasaydı. Bilişim alanında kazanılan hız,  tüm insanlığı küresel kontrole sürüklemeseydi keşke.

Modernlik- geleneksellik buluşması

Şimdilerin toplamıdır geçmiş

Latince MODO kelimesi, hemen şimdi anlamındadır. Unutulmamalı ki tüm geçmiş, şimdilerin toplamıdır. Geçmişin kazanımları, geleceğin deneysel basamakları ve temelleridir. İnsan, şimdiki zaman bilincini bu deneyimlerle kazanır. Bireyin gelecek tohumları, çocukluk yılarında atılır. Binlerce yıl önceki bilimsel buluşlar, yeni bilim alanlarında kullanılır. Madde ve zaman boyutunun bilincine varmak, modernlik ve geleneksellik kavramlarının farkında olmamızı sağlar. Alışkanlıkları, özgün çalışmaları, kültür ve sanat değerlerini ve tabuları birbirinden ayırt ederiz o zaman.

    

Geleneksel tiyatro                                                              Modern tiyatro

 

Bilke, 2008 yılında “GELECEĞE ÜRETELİM” sloganı ile yola çıkmıştır. Unutulan değerlerimizin günün koşullarında değerlendirilmesini ve sürdürülebilir olmasını hedeflemektedir. Geleneksel değerler, modern çağ ile buluşmalı, topluma fayda sağlamalıdır.

PROJE HAZIRLIKLARIMIZ DEVAM EDİYOR.

Köy kahvaltısının vaz geçilmez olduğu bu günlerde, bahçeden sebze toplamak, dalından meyve yemek hepimizin idealidir. Çocukluk fotoğrafları, eşyaları ve mekanları, burnumuzun ucunda kokladığımız UZAK YAKINIDIR ZAMANIN.

Projeye destek olmak katılmak isteyenler yorumlarınızı bekliyoruz. Y.SARIKAYA

[1] C.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt 2, Sayı 2- Modernizme bir başkaldırı projesi olarak postmodernizm

 

 
Yorum yapın

Yazan: 04 Ağustos 2017 in Kültür Arşivi

 

Etiketler: , , ,

1830-1840 ARASI NÜFUS KAYITLARI VE BABAMIN BAYRAMI

Yaşar SARIKAYA

FELÇ- YOĞUN BAKIM-TEDAVİ SÜRECİ DEVAM EDİYOR. BÜYÜK DEDELERİNE ULAŞMAK HASTA OLSA DA ONU ÇOK SEVİNDİRDİ.

El yazısı ile hayatını kaleme alan babamın ömrü bir roman. Yaşam kesitlerinden özetlediği gerçekler, köy ve kent kültürünün karşıtlık ve kesişmelerinin aynası. Büyüklerinden sadece babasının babasını biliyor. Amca yok, dayı yok, teyze yok, hala yok, kuzen yok. 13 yaşında köyden kente başlayan göç serüveni, tek başına mücadelelerle dolu.

1 sene önce Başbakanlık Osmanlı Arşivine gittim ve SİNOP nüfus kayıtlarına ulaştım. Köyümüz ve ona yakın olan mahallelerin ve diğer köylerin kayıtlarını aldım. Eksik sayfalarımı Yaykın köyünden Bilal Hoca’nın yardımı ile tamamladım. Çözdüğüm EL YAZMASI Tilkilik köyü nüfus kayıtlarını, sağ olsun Turgay ALTUN Bey kontrol etti.

BABAMA HAYATININ EN BÜYÜK HEDİYESİ OLAN SÜLALEMİZİN NÜFUS KAYITLARI:

TİLKİLİK KÖYÜ 5.HANE

BABAM SOYUN EN BÜYÜĞÜ OLAN CAFER DEDEMİZİN ADINI TAŞIYOR

1-CAFEROĞLU ORTA BOYLU AK SAKALLI MUSTAFA-CAFER’İN VELEDİ-80 YAŞINDA

2-MUSTAFA’NIN OĞLU ORTA BOYLU KUMRAL SAKALLI HÜSEYİN-60 YAŞINDA

3-MUSTAFA’NIN DİĞER OĞLU UZUN BOYLU SARI SAKALLI MEHMED-43 YAŞINDA

4-SARI SAKALLI MEHMET OĞLU MEHMED-8 YAŞINDA(BABAMIN MEKKE DEDESİ)

5-MERGUME(ADI GEÇEN HÜSEYİNİN OĞLU ŞAB EMRU (BIYIĞI SAKALI ÇIKMAMIŞ GENÇ) MEHMED-15 YAŞINDA (MUSTAFA’NIN OĞLU HÜSEYİN’İN OĞLU MEHMET)

6-HÜSEYİN’İN DİĞER OĞLU İSMAİL-6 YAŞINDA

7-HÜSEYİN’İN DİĞER OĞLU AHMED-2 YAŞINDA

SÜLALEDEN TEK BİLDİĞİMİZ SARI SAKALLI MEHMET OĞLU MEMHET (MEKKE DEDEMİZ). DİĞERLERİNDEN BU GÜNE HİÇ BİR İZ KALMAMIŞ.

Yaşar SARIKAYA

 
Yorum yapın

Yazan: 26 Haziran 2017 in Kültür Arşivi

 

Etiketler:

SİNOP VE VEFA BORCU

SİNOP’TA YAPILACAK ANIT İÇİN BAŞKANIMIZA ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER

BOA Nüfus Kayıtlarını araştırdığımızda, unutulan gerçeklerin yüzümüze kocaman bir şamar gibi  vurduğunu hissederiz. Köylerde tek  hanede kaydedilen 10 erkek nüfustan, bu gün sadece bir tanesine ulaşılmaktadır. Nerede askerlik yaptıkları, nerede savaştıkları, nerede şehit oldukları belli bile değildir.

Yerleşik hayata geçemeyen Türk köylüsü, yüz yıllardır Anadolu’ya karış karış  imzasını atmıştır.  Zaman zaman çadırını Ege civarına,zaman zaman Akdeniz yaylalarına gele gele de Sinop dağlarına kurmuşlardır. Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı döneminin vatan sever Türk köylüsüdür onlar. Bu gün Afgan, Suriye, Irak mültecilerine bu konuyu anlatmak zordur da, kendimize anlatmak neden zordur işte bu çok düşündürücüdür.

Anadolu coğrafyasındaki varlığımız, CUMHURİYET  ile dimdik ayaktadır. Yüz yıllarca bu vatana emek veren kentli köylü herkesi saygı ve rahmetle anıyoruz. BİLKE olarak, bu anıları yaşatmak istiyoruz. ” BANDIRMA VAPURUNUN  18 MAYIS 1919  günü Sinop limanına  gelişi, Sinop için özel bir gündür.

BİLKE 1. HALKBİLİM ÖDÜL TÖRENİ-18 MAYIS 1919 ANISINA 

BELEDİYE BAŞKANIMIZA TEŞEKKÜRLER

 18 MAYIS 1919  günün anısını yaşatmak için Belediye başkanımızı ziyaret ettik. Sayın ERGÜL,bir yıl içinde yapılacak olan Çekek Yeri Projesi içinde bir anıt köşesi planladıklarını ve bu anıta 18 MAYIS 1919 adının verileceği sözünü verdi. 

18 Mayıs 1919 tarihinde Atatürk’ün Sinop’a gelişini eski cezaevi müdürü rahmetli Mustafa SİNAN’dan dinleyen Dr. Burhan ŞENDİL dinlediklerini derneğimizle paylaşmıştır: “Bandırma Vapuru Sinop Limanına uğradığı zaman, Atatürk tebdili kıyafet giymiş ve bir motorla Sinop’a çıkmıştır. Halk ile görüşüp, Sinop sokaklarında dolaşmıştır.  Ata,1928 yılının 15 Eylülünde Sinop’a geldiğinde, ara sokaklardan geçerken, onun sokakları tanıdığı fark edilmiştir.

Aynı bilgiyi, gazeteci Mustafa GENÇ de eski Sinoplulardan dinlemiş ve aynı şekilde anlatmaktadır.

15 Eylül 1928 günü, Atatürk Fışkıran Çeşmesi Sokağı, merdiven aralığından Tersane çarşısına inerek bazı dükkanlara bakmış ve eski tophane meydanına uğramıştır.( Ferit Dikmen) (2)

Bu sokaklardan geçerken, yolları bilmesi halkın dikkatini çekmiştir.

DOĞRULAYAN KAYNAKLAR

1)-Atatürk hareketinden önce Yıldız Sarayına giderek Vahdettin’e veda etmişti. Bu esnada aralarında geçen konuşmayı,Atatürk’ün hatıralarından naklen,Enver Behnan Şapolyo  Türkiye Cumhuriyeti Tarihi adlı eserinde (s:26-27)aynen kaydetmektedir.

( 2) -Türk Kültürü 5. cilt , sayfa: 30….. M.Şakir ÜLKÜTAŞIR

(3)-  F. Rıfkı Atay, Atatürk’ün hatıraları (1914-1919) s:125,  İstanbul 1965

(4)- Y.SARIKAYA- BİR İNCİ MEMLEKETİM, s:14-15-16

(5)-. Y.SARIKAYA- BİR İNCİ MEMLEKETİM, s,149-152

 

 
Yorum yapın

Yazan: 18 Mayıs 2017 in Uncategorized

 

Etiketler: